Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
22. Dönem 2. Yasama Yılı
31. Birleşim 19/Aralık /2003 Cuma

Uygulanan Ekonomik Programın Yarattığı sorunlar


Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Tekirdağ Milletvekili Sayın Enis Tütüncü; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, ekonomik yaşantımızda kilit role sahip bir kurumun bütçesini görüşüyoruz. Sözlerime başlarken, hepinizi, en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Gerçekten, Hazine Müsteşarlığı, uygulanan ekonomik programın temel unsurları ve temel hedefleri üzerinde son derece önemli etkilere sahip olan bir kuruluştur. Bu nedenle, izin verirseniz, önce, uygulanan ekonomik programın bazı sonuçlarına kısaca da olsa değinmeyi zorunlu görüyorum. 2003 yılında ekonomik büyümenin yüzde 5 dolayında gerçekleşmesi bekleniyor; ancak, söz konusu büyümenin, kıymeti harbiyesi fazla olmayan bir büyüme olarak ortaya çıktığı görülüyor. Evet, 2003 yılında büyüme yüzde 5 civarında bekleniyor. Peki, Türkiye'de istihdam artıyor mu; işsizlik azalıyor mu?! Ne gezer... İstihdamda artıştan vazgeçtik, azalma meydana geliyor istihdamda, azalma. Gerçekten, 2002 yılı haziran ayı itibariyle sivil istihdam toplamı 22 000 000 kişiye yaklaşmışken, 2003 yılı haziranında 21 700 000 kişi dolayına düşmüştür. Daha somut bir anlatımla, toplam çalışanlar sayısı, belirtilen dönemde, yaklaşık 280 000 kişi azalmıştır; tabiî, buna paralel olarak da işsizlik artmıştır. Nitekim, İş Kurumuna başvuran işsiz sayısında, 2003 Haziranında, bir önceki yıla göre yüzde 84 oranında artış gözlenmektedir. Evet, 2003 yılında büyüme yüzde 5 civarında gerçekleşiyor; ancak, tarım sektörü yaklaşık yüzde 3 oranında küçülüyor. Neden küçüldüğüne bakıyoruz; kötü hava koşullarıyla izah edilemiyor bu küçülme ve burada, AKP iktidarının seyir defterinde tarımın ve hayvancılığın yeri olmadığı gerçeği ortaya çıkıyor. Bunun burada dile getirilmesi gerekiyor; çünkü, Hazine Müsteşarlığı, tarım sektörüne yönelik politikaların uygulanmasında aktif bir rol oynamaktadır.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; AKP, 2003 yılı için tarım sektörüne 1 katrilyon 865 trilyonluk kamu sabit sermaye yatırımı yapmayı programlamıştır. Geçen yılki bütçe görüşmelerinde bu miktarın son derece yetersiz olduğunu ve kesinlikle artırılması gerektiğini kürsüden ısrarla belirtmiştik. Şimdi, bir bakıyoruz, ne görelim; AKP, 2003 yılında tarım için programladığı miktardan 625 trilyon daha az yatırım yapıyor. Dikkatinizi çekiyorum; 625 trilyon daha az yatırım yapıyor.
Değerli milletvekilleri, değerli AKP'li milletvekilleri; kusura bakmayın; ama, içimden size şöyle seslenmek geliyor, siz bu seslenmeyi anımsayacaksınız: "AKP'liler, hıı, sizi gidi tüccar siyasetçiler sizi! Siz, çiftçilere Dimyat'a pirince gideceğiz sözü verdiniz; ama, şimdi onları, evdeki bulgurdan eder politikalara götürüyorsunuz." Gerçekten, tarıma yapılan sabit sermaye yatırımlarının 1 katrilyon 240 trilyon Türk Lirasına çekildiği tahmin ediliyor. Bu miktar, 1998 yılı fiyatlarıyla tarım sektöründe kamu sabit sermaye yatırımlarının 2003 yılında yüzde 37 dolayında eksildiğini ifade ediyor.
Yine, AKP'nin seyir defterinde çiftçinin yerinin olmadığına bir başka örnek, bütçeden tarım sektörüne yapılan desteklemelerde ortaya çıkıyor. 2002 yılında bütçeden tarıma yapılan desteklemeler toplamı 3 katrilyon 160 trilyonken, 2003'te enflasyon oranı dikkate alınırsa, 2003 yılındaki tarımsal desteklemelerin 2,5 katrilyona düştüğü görülmektedir; yani, bu yıl, tarıma, 2002 yılına göre, reel bazda yaklaşık 800 trilyon Türk Lirası daha az destekleme yapılmıştır. Sonuçta ne olmuştur; tarımda ve hayvancılıkta üretim gerilemiştir.
Değerli milletvekilleri, hepimizin bildiği gibi, Türkiye'nin en büyük sorunlarından biri, hem bölgeler hem de sektörler arasındaki mevcut gelir dağılımındaki adaletsizliklerin derinleşmekte oluşudur. Çiftçilerimiz, esasen, tarım dışında çalışanlara göre oldukça yoksul durumda bulunmaktadır. 2003 yılında, bir bölümüne değindiğim bu olumsuz gelişmeler, çiftçilerimizi, gerçekten eskisiyle kıyaslanamayacak ölçüde daha yoksul duruma düşürmüştür.
Şimdi, burada, AKP Grubuna soruyorum: AKP'nin sosyal adalet anlayışı bu mu, sosyal adalet düşüncesi bu mu? Eğer buysa, kusura bakmayınız, biz, Cumhuriyet Halk Partililer olarak, bu sosyal adalet anlayışını reddediyoruz, kabul etmiyoruz.
Kamu İktisadî Teşebbüsleri konusuna gelince : KİT'lerin malî yapılarında 2002 yılından itibaren bir iyileşmenin başladığı gözlenmektedir; ancak, bazı KİT'lerin geçmiş yıllardan gelen malî sıkıntıları devam etmektedir.
Sayın milletvekilleri, burada son derece önemli bir konuya dikkatlerinizi çekmek istiyorum. KİT'lerin zarar eden kuruluşları için bütçeden kaynak aktarılırken, aynı anda, zarar etmekte olan kuruluşlarından da bütçeye kaynak girişi yapılmaktadır. Bu çerçevede, bütçeden KİT'lere sermaye ve görev zararı olarak, 2003 yılında, 1 katrilyon 881 trilyon kaynak transferi yapılması beklenmektedir. Buna karşılık, aynı yıl içinde KİT'lerden elde edilecek gelir tutarı, 2 katrilyon 980 trilyon Türk Lirasıdır. Bu gelir meblağının 1 katrilyon 645 trilyonu temettü geliri, 1 katrilyon 335 trilyonu ise hâsılat kesintisidir.
Değerli milletvekilleri, bu duruma göre -dikkatinizi tekrar çekmek istiyorum- KİT sisteminin bütçeye net katkısı, 2003 yılında, yaklaşık 1,1 katrilyon Türk Lirası olmaktadır. 2004 yılında ise, söz konusu net katkının 1,8 katrilyon olarak programlandığı görülmektedir.
Sayın milletvekilleri, şimdiye kadar gelmiş geçmiş tüm sağ iktidarlar KİT konusuna ideolojik açıdan bakmışlardır. Bu bakış açısı, neredeyse, KİT'leri zaman sürecinde tahrip etme ve çürütme politikasına dönüşmüştür. Hepimizin bildiği gibi, KİT'ler, bu ülkede yaşamış ve yaşayan hemen tüm yurttaşlarımızın alın terlerinden süzülmüş, beytülmal anlamındaki kutsal miraslarımızdır; öyle değil mi değerli milletvekilleri?
Şimdi, özelleştirme portföyüne bir göz atınca, söz konusu mirasımızın yürekler acısı bir konumda bırakıldıklarını tespit ediyoruz. Özelleştirme portföyünde, Sümer Holding, onaltı yıldan bu yana çürümeye terk edilmiş; PETKİM (Petro Kimya Holding A.Ş) onaltı yılı aşkın bir süredir bekliyor; TÜPRAŞ (Türkiye Petrol Rafinerileri Anonim Şirketi) onüç yılı aşkın zamandır, Türk Hava Yolları onüç yıl, Denizcilik İşletmeleri on yıl, Gemi Sanayii İşletmeleri on yıl, Karadeniz Bakır İşletmeleri on yıl... Gidiyor...
Değerli milletvekilleri, bunca yıl özelleştirme portföyünde hapsedilmiş bu KİT'lere doğru dürüst yatırım yapılamıyor, teknolojileri eskiyor, yüksek nitelikli personel buraları terk ediyor.
Değerli milletvekilleri, AKP İktidarında da bu durum böyle mi devam edecek? Yıllardan bu yana, KİT portföyünde...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Tütüncü, ek 2 dakikalık sürenizi başlatıyorum.
Buyurun.
ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla) - Yıllardan bu yana özelleştirme portföyünde tutulan kamu iktisadi teşebbüsleri, yine, böylesine uzun bir süre burada bekletilmekte devam mı edecek?
Hazineden sorumlu Devlet Bakanımız Sayın Ali Babacan, Plan ve Bütçe Komisyonuna sunuş konuşmasında -ki, 23 sayfalık basılı bir kitapçık halindedir- KİT konusunu, neredeyse es geçmiştir. Söz konusu kitapçıkta KİT'lere toplam 4,5 satırlık bir yer verilmiştir. Bu, nasıl bir anlayıştır?!
AKP İktidarından, bu duruma son vermesini, halkımız adına, talep ediyoruz. Halkımızın malı olan, milyarlarca dolarlık serveti çürümekten bir an önce kurtarmalıyız. Hükümetin, hangi KİT'leri ne zaman ve nasıl özelleştireceği, hangilerini ne kadar süreyle elinde tutacağı, KİT'lerde nasıl bir toparlanma, nasıl bir restorasyon programı uygulayacağı gibi konularda bir an önce karar vermesini bekliyoruz.
Esnaf ve sanatkârlara gelince: Esnaf ve sanatkârlara, bu yıl, ne yazık ki, Halk Bankası kredi desteği olarak yalnızca 50 trilyonluk bir kaynağın aktarılmış olduğunu görüyoruz. Aslında, bütçede bu kaynak hiç yok. Bir önceki yılda tahsis edilen 75 trilyonluk kaynak, kullanılamadığı için emanete alınarak, 2004 yılında kullanılmak üzere tahsis edilmiştir.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; bu duygu ve düşüncelerle, Hazine Müsteşarlığının bütçesinin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum; hepinizi, tekrar, en iyi dileklerimle, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Tütüncü.

DUYURULAR

::Bu bölümde duyurular yer alacaktır

 
ANKARA
ANKARA